twitter
rss

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites
21 Mar

Çocuğum Yapamıyor Başaramıyor Demeden Önce Mutlaka Okuyunuz…

öğretmenler biyolojik ritim hakkında ne düşünüyor

Okuma yazma süreci hakkında harika bir yazı

Çocuğu birinci sınıfa başlamış bir anne baba çaresizlik içinde yanıma gelmişti.Çaresizliklerinin sebebi; 19 kişilik sınıfta 18 kişi okuma yazmayı öğrenmiş, bir tek kendi kızları kalmış okumaya geçemeyen. Çalmadıkları kapı kalmamış, kimi ” Disleksi var galiba çocuğunuzda” demiş. Kimi ”Beyindeki kimyasal denge bozukluğundan ” bahsetmiş. Bütün bunlarla yetinmeyip anne, gittiği yerlerden birinde ” Kızınıza kötü cinler musallat olmuş” diye duyunca film kopmuş…

beniç çocuğum çok yavaş diyen veliler

Kocaman değil,6 yaşında bir kız çocuğunun okul hayatında başına gelenlerden bahsediyorum… Göz ucu ile şöyle bir baktım; utangaçtı…Bilirim ki kız çocukları bu yaşta böylesi utangaç olurlardı, sorun yoktu benim için. Adını sormak istedim, annesinin ardına saklandı. Babası kolundan tutup saklandığı yerden çıkartırken ” Amca adını soruyor, söylesene adını hadi…” demesi çocuğun içinde bulunduğu durumu özetlemeye yetti. ”Üzgünüm çocuklar sizler adına” demek geldi içimden, söyleyemedim…” Siz dışarda bekleyin isterseniz?” diye anne babayı dışarı davet ettim.

biyolojik ritim ve ilkokul birinci sınıf

Çocuk öylece kalakaldı oturduğu koltukta… Kaygılı idi. Başına ne geleceğini bilmemenin, ama kendinden büyük birisine de itaat etmesi gerektiğinin çelişkisi okunuyordu vücut dilinden. Kendimi tanıttım. Güzel resim yapabildiğimden bahsettim. İsterse birlikte resim yapabileceğimizi söyledim. ”Hı hı” diye başını salladı ürkekçe… Diz çökerek oturduk yere, sehpanın üzerine koyduğum kağıda boya kalemleri ile ev yapmaya başladık… Ben, yazı da yazabildiğimi söyledim. Çocuk, ”Ben de yazıyorum ama biraz yavaş” dedi. ”Olsun” dedim, ”Ben de önceden yavaş yazıyordum. Hem yavaş yazınca bazen daha güzel oluyor” deyince gözlerime baktı, rahatladı.

okuma yazma sürecinde hız nasıl olmalı

Sonra kaşlarını çatıp ”Ama öğretmenim dedi ki hızlı yazmalıymışım.Hem ödevimi yavaş yapınca annem kızıyor.” derken,ülkemiz çocuklarının eğitim dramını anlatıyordu aslında… İkimiz de önümüze yeni bir kağıt aldık… Oturduğumuz yerde, benim söylediğim harfleri birlikte yazmaya başladık. Küçücük parmakları ile nasıl da samimi çabalıyordu,içim burkuldu… Üç beş harfi yazdıktan sonra ”Ben yazı da okuyabiliyorum” dedim. Çocuk beni duymazdan geldi. Kalemle çizgi çizmeye devam etti. İncinmişliği vardı belli ki…

okuma yazma sürecinde biyolojik ritim

”Hatta ben bu harfin hangi harf olduğunu bilebilirim” deyince başını kaldırdı, ” Ben de bilirim, o A” dedi. Cesaret kazanmıştı. Çünkü kendini zorlamayan,ona uyum sağlayan bir yetişkin vardı yanında. ”Peki bu hangi harf?” diye sordum, onu da bildi, diğerini de… ”Hadi bu harfleri yan yana okuyalım dedim”, yavaş yavaş da olsa okudu. ”Ne güzel okuyorsun” dedim. Çocuk: ”Ama annem sıkılıyor ben okurken. Babama diyor ki gel şu çocuğu sen okut, yoksa ben çıldıracağım.” Dakikalarca gözlemledim, ne ”disleksi” idi problemin adı, ne de ”cin çarpması”. Aklı başında, narin bir kız çocuğu ve ona hitap edemeyen yetişkinlerin çatışması vardı ortada; ”beklenti çatışması”…

Çocuğum yapamıyor diyorsan oku

Çocuk kendi biyolojik ritmi ile ”edinerek öğrenmeye” çabalarken, anne babanın bu hızı yavaş bulup hızlandırma gayreti, çocuğu sersemleştirmişti.

Çocuğu dışarı alıp anne babayı tekrar davet ettim. Dikkat ettim ki anne babanın da biyolojik ritmi oldukça bozuk. Baba beni dinler iken ayaklarını sallayıp duruyor, anne konuşurken hızlı hızlı ve yutarak konuşuyordu…Halbuki edinerek öğrenmenin en temel ilkesi; eğiticinin ‘sekine’ halinde bir biyolojik ritme sahip olmasıdır. ”Aktif bir pasiflik”, eğiticinin en üstün özelliğidir.

Çocuklarda Biyolojik ritim nedir

Konuşurken inci tanesi gibi kelimeleri tek tek çıkarmak… Yürürken yavaş yavaş sükunet içinde yürümek… Göz göze gelindiğinde, gözlerle çocuğun gözlerine dokunacak kadar sakin bakmak, edinerek öğrenmenin olmazsa olmaz prensiplerindendir.

Kalıcı öğrenmenin önünde ki en büyük engel; çocuğu hızlandırmaktır; ”Hadi hadi… Çabuk çabuk… Herkes yaptı bir sen kaldın” gibi baskılar çocuğu psikolojik olarak gerdiği gibi, bilginin içselleşmesinin önünü de kapatır.

Biyolojik ritim

Çocuğa iyilik yapmak isteyen eğiticiler, onun biyolojik ritmine saygı duymalı.Belki kendilerinin bozulmuş olan biyolojik ritimlerini de ‘sekine‘ haline çevirerek çocuğun karşısına çıkmalıdır. Bu bir lüks değil çocuk hakkıdır. (Pedegog Adem Güneş)

Biyolojik ritim nedir

One Response to “Biyolojik Ritme Saygı”

  1. Bir Çocuktan Anne Babaya Mektup | Çocuk Eğitimi Evimin Altın Topu
    12:37 pm on Nisan 10th, 2019

    […] eğitirken aynı zaman da onların Biyolojik Ritimlerine de saygı duymalıyız.Daha önce eklediğimiz bu makalemizi de […]

Bir Yorum Yaz:

Preschool Activities,crafts Homeschool,montessori at home