DOSYALARKARMA KONULARMAKALELER

Çocuğunuza Bağırmadan Kendinizi Dinletebilmek İçin Öneriler

Çocuk Eğitiminde Önemli Bir Yazı

Bağırmadan kendini dinletebilmek her ebeveyn için zor ve maşakkatli bir yöntem haline gelebiliyor.Uzm. Psk.Ayşe Başak Erk tarafından kaleme alınan bizlerin de görselleştirerek sizlere sunduğumuz bu yazımızı mutlaka okumanızı öneririz.Görsellerimiz instagram formatına uygun olarak hazırlanmıştır.

Ayşe Başak Erk

Ayşe Başak Erk, Yeditepe Üniversitesi’nde Psikoloji alanında lisans eğitimi bitirmiş, 2013 yılında Okan Üniversitesi Gelişim Psikolojisi alanında yüksek lisansını ‘Akran Zorbalığı’ bitirme projesi ile tamamlayarak Uzman Gelişim Psikoloğu unvanını almaya hak kazanmıştır. Mika Psikoloji Eğitim ve Danışmanlık’ın kurucusudur.
Eğitimi süresince, 2 yıl boyunca özel bir anaokulunda çocukların duygusal, sosyal ve bilişsel becerilerini geliştirmeye yönelik çalışmalarda yer almıştır. Bu sürede "Çocuklarda Sosyal Beceri Geliştirme grubunu düzenlemiştir. Daha sonra özel bir danışmanlık merkezinde çocuklar ile dikkat azlığı, öğrenme güçlüğü ve akademik güçlükler üzerine çalışmalar yürütmüş, ev eğitimi çalışmaları gerçekleştirmiştir. Bunun yanı sıra duygusal ve davranışsal problem yaşayan okul öncesi, okul çağı çocuklar ve aileleriyle de çalışmalar yürütmüştür. Eğitim süresi boyunca aldığı farklı eğitimlerden bazıları şunlardır:
Çözüm odaklı terapi
Deneyimsel oyun terapisi I- II
Varoluşsal bilişsel terapi
Çocuk istismarı ve ihmali
Yönlendirilmemiş oyun terapisi
Sosyal beceri grup çalışmaları
Aile terapisi ( 200 saat)

Rorschach, CAT ve TAT test uygulamaları ile çocuğun Ruhsal İşleyişinin Değerlendirilmesi eğitimlerini tamamlamıştır. Rorscach ve Projektif Testler Derneği’nden onaylı, çocuklara Rorscach, CAT ve TAT uygulama sertifikasına sahiptir.

Akran Zorbalığı kitabının yazarıdır.

Bazen hiç farkına varmadan kendinizi bağıran bir anne babaya dönüşmüş olarak görebilirsiniz.Sinirlenerek veya bağırılarak çocuklara verilen tepkiler aslında onları yanlış yönlendirdiğimiz yeni öğrenmelere yönlendirmektedir.

Bu yüksek sesle bağırma olayı hem çocuklar için hem de ebeveynler için hoş olmayan bir durumdur.Ama ebeveynler olarak bizler ister istemez bu durumlarla karşılaşabiliyoruz.

Yazımızın yazı halinide yayınlıyoruz.İhtiyaç halinde Uzm. Psk.Ayşe Başak Erk hanımefendiden izin alınarak kullanılabilir.

Bağrmayan Anne Babalar

Bağırarak kendini dinletmek zorunda kalmak her ebeveyn için yorucu ve yıpratıcı olduğu kadar çocuklarında yüksek ses tonuna alışması ile işe yaramayan bir yöntem haline gelebiliyor.

Bağırarak kendinizi dinletmek az başvurduğunuz bir yöntem olabileceği gibi artık sıklıkla sesinizin yükseldiğini fark edenlerden olabilirsiniz.

Eğer bağırmak sizin disiplin etme davranışınız ise çocuğunuzun kendini daha az güvende hissedecek ve öz güveninde düşüş olacaktır. Hatta bazı durumlarda çocuğunuzun ilerleyen yaşlarda öfke sorunu yaşama riskini arttırmış olursunuz.

Ebeveynler bağırarak kendilerini dinletmeye çalıştıklarında çocuklar bir süre sonra duymazdan gelmeye başlıyor. Ebeveyn kendini dinletmek için bu sefer daha sert ve yüksek bir ses tonu kullanıyor ve durum böyle uzayıp gidiyor…

Yüksek sesle bağırma durumu her iki taraf içinde hoş olmayan bir anı oluşturuyor. Çocuk korkmuş, durumu tam kavrayamamış haldeyken ebeveyn çocuğundan istediğini yapmasını sağlayamamış olduğundan yorgun düşmüş oluyor.

Ebeveynler günlük hayatlarında bu tür durumlarda kendilerini sıkça istemeden bulabiliyor. Bu yazımızda bağırmak yerine çocuğunuzun sizi dinlemesi için hangi alternatifleri kullanabileceğinize dair pratik önerileri sizin için hazırladık.

Öncelikle çocuklar söylediğiniz şeyden önce, onu nasıl söylediğinize odaklanıyor. Yani önce duygunuzu algılıyor ve ona yönelik tepki veriyor. Bu nedenle olabildiğince nötr bir ses tonu kullanmak duygunuzun yoğunluğundan önce söylemek istediğinizi vurgulamak için daha etkili olabiliyor. Hatta bazı durumlarda fısıldamak, fısıldayarak kendinizi dinletmeniz daha kolay olacaktır.

Çocuğunuzdan istediklerinizi olumlu sözcükler ile ifade etmeye çalışın. Neyi yapmaması gerektiğini söylemek yerine yapması gerekeni vurgulayın. Örneğin : ‘’ Evin içinde bağırma yeter!’ demek yerine çocuğunuzu yanınıza çağırıp kulağına ‘’Evde kısık sesle konuşuyoruz.’’ diyebilirsiniz.

Süreli bir etkinlik zamanı belirlediyseniz mutlaka bir çalar saat kullanın. Tablette 30 dakika zaman geçirme hakkı var ise saati birlikte 30 dk.ya kurun ve alarm çaldığında tabletin kapatılacağını hatırlatın. Eğer çocuğunuz etkinliği sonlandırmada güçlük yaşıyor ise zamanı 5 dk. öncesine kurup son 5 dk ,ve 1 dk. hatırlatmalarını yapmanız işinizi kolaylaştıracaktır.

Çocuğunuz size bir şey anlatırken siz onu nasıl dinliyorsunuz? Kendinizi gözlemleyin. Eğer çocuğunuz size heyecanla yaşadığını anlatırken bir yandan telefonunuzda mesajlarınızı kontrol ediyor, bir yandan çocuğunuzun oyuncaklarını düzenliyorsanız çocuğunuzun iyi bir dinleyici olması için iyi bir model olmuyorsunuz.

Çocuğunuz sizden olumlu ilgiyi yeterince almaz ise olumsuz ilgi için her şeyi deneyecektir.

Çocuğunuzdan istediğiniz şeyler için soru sormak yerine iki alternatif sunun. Oyun parkından eve gitme zamanı geldiğinde‘’ Artık eve gidelim mi?’’ demek yerine ‘’ Eve gitme zamanı. Eve giderken çiçekçinin önünden mi geçelim bakkalın mı?’’ alternatif sorusunu yönelterek çatışmayı önlemiş olursunuz.

Çocuğunuza ‘’….. yapmazsan…’’ gibi tehdit içerene cümleler yerine ‘’…. Yaptıktan sonra….’’ gibi teşvik edici cümleler kullanın.

Unutmayın çocuğunuza sıklıkla bağırdığınız durumlarda, öfke çok yoğun olduğundan çocuğunuz uygun olmayanın ne olduğunu anlamakta güçlük yaşayacaktır.Siz çocuğunuza sesinizi yükselttiğinizde çocuğunuza bu davranışı öğretmiş olursunuz. Siz sakin kalmayı öğrenebilir ve uygulayabilirsiniz çocuğunuzda daha uyumlu ve sakin tepkiler verecektir.

Uzm. Psk.Ayşe Başak Erk

Daha önce yayınladığımız “Sinirli Annelere İthafen” yazımızıda mutlaka okumanızı öneririz.Yazının tamamı için tıklayınız.


Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı