twitter
rss

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites
7 Ara

1.Okul Öncesi Okula Uyum ve Adaptasyon

1.1. “4-5 Yaş Dönemi” Çocuklardaki Değişikliğe Bağlı Okula Uyum-Adaptasyon:

  “Bireyin ilk yıllarını hiçbir şey yapmadan geçirmesine şaşırıyorsunuz. Ne demek! Mutlu olmak hiçbir şey midir? Zıplamak, oynamak, bütün gün koşmak hiçbir şey midir? Birey hayatının hiçbir döneminde bu kadar meşgul olmayacaktır.” (Jean Jacques Rousseau)

Bebeklik döneminin bitiminden 5-6 yaşına kadar olan gelişimsel döneme ‘ilk çocukluk dönemi’ bazen de ‘okul öncesi yılları’ da denilmektedir. Bu yıllarda çocuklar yeterliliklerini artırırlar ve kendilerine bakmayı öğrenirler, okula hazır olmayı sağlayan becerileri (yönergeleri takip etme, harfleri tanıma gibi) geliştirirler ve akranlarla oyunda daha çok zaman harcarlar. Freud, çocuklar büyüdükçe haz odaklarının ve cinsel dürtülerinin ağızdan anüse ve en sonunda genital organlara kaydığını düşünmüştür. Psikanalitik gelişimin beş evresinden geçtiğimizi öne sürmüştür: Oral, anal, fallik, latent (gizil) ve genital.

Okul öncesi yılları çocuğunun haz odağı cinsel organıdır ve Freud’un gelişim evrelerinden ‘Fallik’ döneme denk gelmektedir. Erikson, Freud’un savunduğu gibi psikoseksüel dönemler yerine psikososyal dönemler içinde geliştiğimizi öne sürmüştür. Erikson ’un üçüncü gelişim evresi olan ‘Girişimciliğe karşı suçluluk’, okulöncesi yıllarında ortaya çıkar.

Çocukların sosyal dünyaları genişledikçe, aktif, sorumlu ve amaca yönelik davranmayı gerektiren yeni güçlüklerle yüz yüze gelirler. Eğer çocuk sorumsuzsa ve çocukta çok fazla derecede kaygı yaratılmışsa suçluluk duygusu oluşabilir. Piaget’nin ikinci dönemi olan ‘İşlem öncesi dönem’ de çocuk basit biçimde duyusal bilgiyi fiziksel eylemle ilişkilendirerek dünyayı anlamanın ötesine geçer ve dünyayı kelimelerle, imgelerle ve çizimlerle temsil eder.

Bu dönemde hem kaba hem de ince motor beceriler gelişmeye devam eder. Çocuklara oynayabilecekleri, koşabilecekleri alanlar yaratılması, oyuncak seçiminde çocukların hem küçük kaslarını hem de büyük kaslarını kullanabilecekleri oyuncakların tercih edilmesi oldukça önemlidir.

Birçok çocuk hayali arkadaş icat ederek, bu arkadaşı evine davet eder, beraber yemek yer. Böylece çocuklar son derece canlı, fakat tehlikesiz bir macera yaşamı denemeye başlarlar. Bu sembolik ve hayali maceralar sayesinde çocuk yavaş yavaş gerçek yaşama hazırlanır. Çocuk, bir nesneyi ayrı, bağımsız bir nesne olarak değil, o nesnenin ifade ettiği sınıfın bir temsilcisi olarak görebilir.

Dil gelişimi bu dönemde süratli bir gelişim gösterir. Çocuklar kendi dillerini başarıyla ve gramer kurallarına uygun olarak kullanabilecek beceriyi kazanmıştır. Çocuk kendi girişimiyle ve diğerlerinden bağımsız olarak işler becermeye çalışır. Davranışın yoğunluğuna örnek olarak 4-5 yaş çocuklarında görülen öfke ve hırçınlık davranışları verilebilir.

Bu yaş çocukları için son derece normal olan bu davranış eğer kendine zarar verme veya saldırganlaşma haline dönüşürse bu anormal bir davranış olarak değerlendirilir.

1.2.Ölçek Kullanımı:

4-5 yaş dönemi çocuklarda sosyal uyum probleminin düzeltilmesinde işbirlikli öğrenme yönteminin ve oyun etkinliklerinin etkisi önemlidir.

Çocuğun; doğal ve sosyal çevreye uyum sağlayabilme ve içinde yaşadığı toplumla bütünleşebilme için çaba sarf ettiği; bu amaçla bir kısım temel becerileri ve toplumsal davranışlar edinmeye başladığı dönemdir. Çocuğun gelişiminde kritik yıllar olan okul öncesi yılları sosyal gelişimi, sonraki sosyal davranışlarının temelini oluşturur.

Okul öncesi eğitimine devam eden, uyum problemi olan çocuk; akranlarından öğrendiği yeni davranışları uygulama fırsatı bulabilecek, uygun sosyal davranışları geliştirmek, sosyal ortamda bağımsız yaşam için gerekli becerileri geliştirmesi gerekmektedir. Önemli etkileri olan sosyal beceriler, kişilerin bulunduğu topluma uyumunun, etkileşiminin ve iletişiminin sağlanmasında gerekli olan davranışlar olarak tanımlanmaktadır.

Bu davranışların hepsi kişilerin çevreleriyle olan ilişkilerini sağlıklı bir şekilde yürütmesini sağlamaktadır. Bazı çocuklar, uyum probleminden dolayı başkalarıyla anlaşmakta zorlanır, uyuşmazlığa düşer ve farklı davranışlar sergilerler; ev, okul gibi farklı yaşam alanlarında kabul edilmiş inançlara ve kurallara karşı gelme problem davranışın en önemli göstergelerindendir. Problemlerden dolayı mutsuz oldukları için çevreyi de olumlu-olumsuz etkileyebilirler. İşbirliğine dayalı öğrenme, bir grup öğrencinin ortak bir amacı gerçekleştirmek için çalışmasını içermekte ve öğrenci etkileşimini sağlaması açısından da zengin bir yöntemdir.

İşbirlikli öğrenme, öğrencilerin sosyal becerilerini geliştirir, dinleme, empati, uzlaşma, liderlik, ve gelecekte karşılaşacağı sosyal durumlar için uygun ve transfer edilebilir yetenekler geliştirmesine, öğrencilerin birbirlerine karşı olumlu hisler geliştirmelerine, öğrencilerin “ait olma” gereksinimlerini karşılamalarına yardım etmektedir. Yaratıcılığı destekleyen güçlü bir sistemdir.

Öğrenciler başkalarının fikirlerine saygılı olmayı, hoşgörülü olmayı, tartışmayı öğrenmektedirler. Çocuk oyun oynarken kendi çevresindeki araçları kullanır. Oyuncakların, araç ve gereçlerin kullanımı sırasında çocuk vücut organlarını ve kaslarını kontrollü kullanmayı öğrenir. Yaş ilerledikçe çocuklar daha çok başkaları ile birlikte oynamak ve sosyal etkileşim kurmak isterler. Sosyalleşmenin artmasıyla birlikte oyunlar da karmaşıklaşır ve buna bağlı olarak sosyal gelişim arttıkça oyun kurma ve oynama da zorlaşır.

Oyunlar yolu ile çocuklar kendileri ve başkaları hakkında bilgi sahibi olurlar, kendi kapasite ve sınırlılıklarını büyüklerle olan farklılıklarını öğrenirler. En önemlisi çocuklar oyunlar yolu ile yaşamlarını organize etme ve denetleme alışkanlığını geliştirebilirler.

Okul öncesi dönemde motor becerilerin gelişmesinde sosyalleşmenin etkileri görülmeye başlar. Bu ölçekte 4-5 yaş dönemi çocuklarda sosyal adaptasyon-uyum problemlerinin düzeltilmesinde oyun etkinlikleri ve okul öncesi etkinliklerinin etkisini ortaya koyabilmek amaçlanmıştır. Çocuklarda bulunan özelliklerin derecesini belirtmek amacıyla ‘Sayısal Derecelendirme Ölçeği’ni kullanmak uygundur.

2.ÖLÇEK

Ölçme işleminde kullanılan araçtır. Birimleri, verileri ve yapılan işlemlerinin farklılığından dolayı değişik kategoriler altında incelemektedir. Nesnelere verilen sayıların anlamlarını ya da nesnelere sayı vermede ve nesnelere verilen sayıların kullanılmasında uyulması gereken kurallar ve kısaltmaları belirtmek için kullanılır.

Derecelendirme ölçekleri kişide gözlenen özelliklerin, davranışların derecelendirilmesini ve sayısal verilere dönüştürülmesini sağlayan araçlardır. Bu ölçekler ile gözlenen kişilerin ölçekte bulunan davranışları ne kadar, hangi derece gösterdikleri (gösterme sıklığı: her zaman, bazen, hiç gibi) kayıt edilir.

Derecelendirme ölçekleri türlerinden olan Sayısal derecelendirme ölçeği; gözlenen özelliğin dereceleri numaralanarak ifade edilir. Her numara özelliğin bir derecesini gösterir. Bireyin derecelendirme özelliğine sahip oluş düzeyi en alt dereceden en üst dereceye göre sıralanır.

Ölçek; 4-5 yaş arasındaki her çocuğun uyum-adaptasyon davranışlarını değerlendirmek amacıyla aile görüşlerine sunulmaktadır.

Ölçek; 30 sorudan oluşmaktadır. 3, 9, 17 ve 27. Sorular ters madde olarak yer almaktadır. Ölçek, en az 30; en çok 90 puan üzerinden değerlendirilmektedir.

30-45 arasında puan alan çocukların işbirlikli öğrenme sıkıntılarının olduğu ve gelişimsel görevlerini yerine getirememekte yani yaşlarıyla gelen ani gelişim görevlerine uyum sağlamakta sıkıntı yaşamakta oldukları söylenebilir. Bu kritik dönem gecikmeden önlemler alınıp, gelişimine katkıda bulunmak gereklidir.

45-90 arasında puan alan çocukların grup çalışmalarında başarılı ve istekli olduğu söylenebilir. Gelişim görevlerini yerine getirebilmektedirler. Yaşlarının getirdiği ani oluşan gelişimleri sağlıklı bir şekilde karşılayarak adapte oldukları da söylenebilir.

1, 28, 30 maddeler çocuğun küçük(ince) kas motor becerilerinin gelişimini göstermektedir.

7, 24, 25, 26 maddeler çocuğun bilişsel gelişimi açısından algılama becerisini ölçmektedir.

2, 4, 5, 6, 22, 23 maddeler çocuğun dil gelişimini ölçmektedir.

12, 18, 27 maddeler çocuğun kavrama yeteneğini ölçmektedir.

3, 8, 9, 10, 13, 15, 16, 17, 19, 20, 21 maddeler çocuğun sosyal ve duygusal alanları açısından bilişsel gelişimini ölçmektedir.

11, 14, 29 maddeler çocuğun öz bakım becerilerini edinip edinmediğini ölçmektedir.

FORM-1.  Kişisel Bilgi Formu

KİŞİSEL BİLGİ FORMU

Sayın Katılımcı,

Bu çalışmanın amacı 4-5 yaşlarındaki çocukların karşılaştıkları kritik dönemin değişikliklerine bağlı olarak yapılan incelemedir.

Aşağıda sizden istenen bilgileri çocuğunuza göre doldurmanızı ve verilen ölçeklerdeki her bir ifadeyi okuduktan sonra, buna ne derecede katıldığınızı ya da katılmadığınızı cevaplama için ayrılan bölüme işaretlemenizi rica eder katılımınız için teşekkür ederiz.

 

Adı:  
Soyadı:  
Cinsiyeti: Kız (  )                       Erkek (  )
Doğum Tarihi: …/…/…
Okul Öncesi Eğitim Kurumu:

(Zorunlu Değildir.)

 

 

FORM-2

4-5 Yaş Dönemi Uyum Ölçeği

Aşağıda çeşitli duygu ve düşünceleri içeren ifadeler verilmektedir. Sizden istenilen her bir ifadeyi okuduktan sonra, ifadeye ne derecede katıldığınızı ya da katılmadığınızı liste üzerindeki ayrılan yere işaretleyiniz. Araştırmanın ne sıklıkta hissettiğinizi ve düşündüğünüzü her bir daire içine alarak belirtmeniz.

  EVET KISMEN HAYIR
1 Model göstererek daire ve kare şekillerini çizer. 3 2 1
2 Ev adresi sorulduğunda söyler. 3 2 1
3 Düşüncelerini ifade etmekte çekinir. 1 2 3
4 Hikâyelere başlıklar uydurur. 3 2 1
5 Konuları birbirine bağlar. 3 2 1
6 Kendinden emin şekilde konuşur. 3 2 1
7 Sayıları ezbere bilir. 3 2 1
8 Verilen kurallara uyar. 3 2 1
9 Kendini iyi ifade etmekte zorlanır. 1 2 3
10 Duygularını rahat ifade eder. 3 2 1
11 Dişlerini kendisi fırçalar. 3 2 1
12 Nesneleri belli bir özelliğe göre gruplar. 3 2 1
13 Korkularıyla kolayca başa çıkabilir. 3 2 1
14 Ayakkabısının bağcığını bağlayabilir. 3 2 1
15 Merak ettiği her şeyi rahatlıkla sorar. 3 2 1
16 Her yaştan kişilerle rahatça konuşur. 3 2 1
17 Akranlarına yardımcı olmaktan hoşlanmaz. 1 2 3
18 Nesneleri renklerine göre gruplandırır. 3 2 1
19 Kolay arkadaş edinir. 3 2 1
20 Duygularını uygun ve açık biçimde ifade edebilir. 3 2 1
21 Grup içinde işbirliği yapar. 3 2 1
22 Konuşmaları akıcı ve anlamlıdır. 3 2 1
23 Düşüncelerini ifade ederken net ve açıktır. 3 2 1
24 Harf ve sayıları ters yazabilir. 3 2 1
25 Kendi adını yazabilir ya da gördüğünde tanıyabilir. 3 2 1
26 Nesneleri dokunarak tanıyabilir. 3 2 1
27 Zıt anlamlı kelimeleri anlamaz. 1 2 3
28 Makasla kâğıt üzerindeki düz çizgiyi keser. 3 2 1
29 Yemek yedikten sonra ağzını silebilir. 3 2 1
30 Büyük parça “yap-boz”ları yerleştirebilir. 3 2 1

Makalemizin word halini aşağıdaki bağlantıya tıklayarak indirebilirsiniz.

okul öncesi uyum süreci

 

 

 

KAYNAKÇA

Alp, H. Okul Öncesi Dönem Çocuklarda Sosyal Uyum Problemlerinin Düzeltilmesinde İşbirlikli Öğrenmenin Etkisi, Akademik Başarı Dergisi, S:51 Kırgızistan.

Cüceloğlu, D. İnsan ve Davranışı. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1991.

Santrock, J.W. Yaşam Boyu Gelişim. Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık, 2014.

Siyez, D.M., Eğitim Psikolojisi, Ankara: Pegem Akademi, 2012.

Turner, J.S., Helms, D.B (1990).

Yılmaz, M. Eğitim Bilimine Giriş. Ankara: Anı Yayıncılık, 2010.

Bir Yorum Yaz:

Preschool Activities,crafts Homeschool,montessori at home